Şükrü Tunar

Person1907-1962

Şükrü Tunar's albums, compilations, and singles and EPs discography with cataloged releases, editions, and credits

TürkiyeTürkiye· Balıkesir

discogs.comwikidata.orgdeezer.com

Turkish Classical Music artist, Turkish clarinet virtuoso (died 1907, Edremit/Balıkesir – died 1962, Istanbul). He composed songs and was associated with famous singers of his time. He was the son of a worker named Hasan. Although no one in his family was involved in music, his musical talent emerged at a very young age. According to his primary school records, Şükrü began playing songs and folk tunes with a tin whistle he found. After seeing a soldier playing the clarinet in a band that came to Edremit during World War I, he became interested in the clarinet. He began playing music with the clarinet he acquired over three years. However, during those years, his father and three uncles were drafted into the army. Young Şükrü, having to provide for his family, took on many jobs besides music. In 1921, he moved with his family from Edremit to İzmir. He joined the İzmir Music Society; his first serious musical collections were formed in this society. Two years later, he came to Istanbul; he joined the Üsküdar Music Society, and was seen participating in this society for two years. In Istanbul, he met the director Muallim Kazım Bey (Uz); he improved his general musical knowledge by taking lessons in makam, usul, and theory from him. However, he taught himself on the clarinet without taking any lessons from anyone. His knowledge of musical notation was also developed through his own efforts. Through Kazım Uz's mediation, he joined the mehter band. For many years, he played the clarinet in Istanbul and Ankara radio stations, music halls, and casinos, and recorded albums. He died of a heart attack on July 15, 1962, while attending Zeki Müren's performance at the Cumhuriyet Casino. Şükrü Tunar is the first musician that comes to mind when the clarinet is mentioned in Turkish music. He possessed a very solid and powerful technology. His technique and style were entirely unique. The clarinet produced extremely bright, instantly pleasing, and beautiful sounds. His fretwork was flawless. As with his instrument, Tunar possessed a very high and distinct sense of rhythm. With his superior technology and musical level, he was always a sought-after performer. His musical taste, style, demeanor, and characteristics in fasıllar, taksims, dance tunes, and solo performances were all different. His mastery of dance tunes such as zeybek, çiftetelli, sirto, longa, and karşılama was unparalleled. His taksims are also very beautiful. He also played the saxophone beautifully in Turkish music. Without a doubt, Şükrü Tunar left an indelible mark on music with his unique clarinet playing; he is a magnificent clarinet master. Tunar also worked as a composer. Some of his pieces have been frequently performed. His songs with lyrics such as "Her eyes are like gazelle eyes, her gaze is intoxicating" in Kürdilihicazkar, "When the moon kisses the breast of the waters, it was washed on the shore" in Hüzzam, and "My life passed with loves, I have grown old today" in Hüseyni are beautiful works. A peşrev (a type of Turkish musical prelude), two saz semais (a type of Turkish folk music), and several beautiful dance tunes were also composed. However, what made him magnificent in music was his performance skills. It has been claimed that some of Zeki Müren's compositions actually belonged to Şükrü Tunar, with the justification being that Müren's compositions were not performed after Tunar's death. Şükrü Tunar passed away in 1962 in Istanbul from a heart attack during a performance by Zeki Müren at a casino. After his death, the Şükrü Tunar Cultural Center was opened in the Soğanyemez neighborhood of Edremit to keep his name alive. (Source: https://www.biyografya.com/tr/biographies/sukru-tunar-5d7927d5) Türk Sanat Müziği bestecisi, Türk klarnet virtüozü (D. 1907, Edremit / Balıkesir – Ö. 1962, İstanbul). Şarkı formunda besteleri vardır. Devrin ünlü şarkıcılarına eşlik etmiştir. Hasan adlı bir işçinin oğludur. Ailesi içinde musikiyle uğraşan hiç kimse olmadığı halde musiki yeteneği pek küçük yaşlarındayken ortaya çıktı. İlkokul çağındaki Şükrü, eline geçen bir teneke düdük ile şarkılar, türküler çalmaya başladı, 1. Dünya Savaşı yıllarında Edremit'e gelen bir bando takımında klarnet çalan bir asker gördükten sonra klarnete heves etti. On üç yaşındayken elde ettiği klarnetle musikiye başladı. Ancak, o yıllarda babası ile üç amcası da askere alınmıştı. Genç Şükrü ailesinin bütün geçim yükünü üstlenmek zorunda kalınca musiki dışında pek çok işe girip çıktı. 1921'de ailesiyle birlikte Edremit'ten İzmir'e göç etti. İzmir Musiki Cemiyeti'ne girdi; ilk ciddi musiki bilgilerini bu cemiyette öğrendi. İki yıl sonra İstanbul'a geldi; Üsküdar Musiki Cemiyeti'ne girdi, iki yıl bu cemiyetin çalışmalarına katıldı. İstanbul'da besteci Muallim Kazım Bey'le (Uz) tanıştı; kendisinden makam, usul, nazariyat dersleri alarak genel musiki bilgisini ilerletti. Ama hiç kimseden klarnet dersi almadan sazında kendi kendini yetiştirdi. Nota bilgisini de kendi çabalarıyla geliştirdi. Kazım Uz'un aracılığıyla mehter takımına girdi. Uzun yıllar İstanbul ve Ankara radyolarında, saz salonlarında, gazinolarda klarnet çaldı, plaklar doldurdu. 15 Temmuz 1962'de Cumhuriyet Gazinosu'nda Zeki Müren'e eşlik ederken geçirdiği bir kalp krizi sonucu sahnede öldü. Şükrü Tunar, Türk musikisinde klarnet denilince akla ilk gelen musikicidir. Çok sağlam, güçlü bir tekniği vardır. Tekniği de, üslubu da tamamıyla kendine özgüdür. Klarnetten son derece parlak, bir anda kulağı okşayan, çok güzel sesler çıkarırdı. Perde baskıları kusursuzdu. Sazının da gerektirdiği gibi, Tunar ritm duygusu çok yüksek bir sanatçıydı. Üstün tekniği ve musiki seviyesiyle daima aranan bir icracıydı. Musiki zevkiyle fasıllardaki, taksimlerindeki, oyun havalarındaki ve soliste eşlik ederkenki üslubu, tavrı, süslemeleri birbirinden farklıydı. Özellikle zeybek, çiftetelli, sirto, longa, karşılama gibi oyun havalarındaki üstadlığı erişilmez seviyedeydi. Taksimleri de çok güzeldir. Türk musikisinde saksofonu da çok güzel çalardı. Hiç şüphesiz, Şükrü Tunar benzersiz klarnetiyle musikide silinmez bir iz bırakmış, unutulmaz bir klarnet üstadıdır. Tunar bestekârlıkla da uğraşmıştır. Bazı şarkıları piyasada sık sık okunmuştur. Kürdilihicazkar "Gözü ceylan gözüdür, bakışı mestanedir"., hüzzam "Ay öperken suların göğsünü, sahilde yıkan", hüseyni "Geçti sevdalarla ömrüm ihtiyar oldum bugün" güfteli şarkıları güzel eserlerdir. Bir peşrev ile iki saz semaisi ve birkaç güzel oyun havası da bestelemiştir. Ancak, onu musikide unutulmaz kılan yanı icracılığıdır. Zeki Müren bestelerinin bir bölümünün aslında Şükrü Tunar’a ait olduğu iddia edilmiş, gerekçe olarak, Tunar’ın ölümünden sonra Müren’in besteleri olmadığı söylenmiştir. Şükrü Tunar, 1962 yılında İstanbul’da bir gazino sahnesinde Zeki Müren'in programı esnasında kalp krizi sonucu vefat etmiştir. Vefatından sonra Edremit Soğanyemez Mahallesinde Şükrü Tunar Kültür Merkezi hizmete açılarak adı yaşatılmak istenilmiştir. (Kaynak: https://www.biyografya.com/tr/biographies/sukru-tunar-5d7927d5)

Discography

swap_vertexpand_more
search
Filter by